Yabancı Dil Yeterlilik Belgesi Nasıl Alınır? (Ve Bu İşin Komik Yönleri)
İzmir’de yaşıyorum, 25 yaşındayım, arkadaşlarım sürekli “Bize bir espri yap!” diye bağırırken, ben aslında içten içe her şeyi fazla düşünen biriyim. Hani şu “çok derin düşünüyor, bir şeyin altını çok kazıyor” modundaki tiplerdenim. Neyse, bu yazının konusu biraz daha ciddi bir şey: Yabancı dil yeterlilik belgesi nasıl alınır?
Ama bu ciddi konuyu anlatırken, sıkıcı bir şekilde anlatmayı kabul etmiyorum. Hayatımda her zaman biraz mizah, biraz dalga geçme ve kesinlikle çokça espri var. O yüzden hazırsanız, biraz da yabancı dil belgesi almak için nasıl mücadele ettiğimi anlatayım.
Yabancı Dil Yeterlilik Belgesine Giden İlk Adım: “Ben İngilizceyi Bilirim, Gerisi Taktik Meselesi”
Geçenlerde arkadaşım Hakan’la buluştuk. Hakan, yıllardır “Yabancı dil yeterlilik belgesi nasıl alınır?” sorusuna cevap arayanlardan biri. O kadar derin bir araştırma yapmış ki, sonunda bana şöyle dedi:
“Ben de biliyorum, dil kurslarına gitmek lazım! Zaten İngilizceyi bayağı iyi konuşuyorum, biraz da gramer çalışırım, sınavı geçerim.”
Tabii ben de Hakan’a “bayağı” iyi konuşanlardanım, bu yüzden hemen takıldım:
“Bayağı iyi konuştuğunu nereden çıkardın? Geçen gün ‘Where is my key?’ demiştin, ‘key’in Türkçesi ‘anahtar’ ya, bir İngiliz ona ‘anahtar’ desek, adam hemen şok olurdu.”
Hakan güldü, ama içinden biraz ‘ne oluyor’ moduna girdi. Çünkü Hakan, en büyük derdini yabancı dil yeterlilik belgesi almak olarak görüyordu ve ben de ona bu şekilde moral vermek için karışmıştım.
Evet, çoğu insan gibi ben de dilin ne kadar “bayağı iyi” konuşulduğuna inanmak istiyoruz. Fakat, şu gerçek var ki: Bir yabancı dil yeterlilik belgesi almak, bu konuda gerçekten yetkin olup olmamanıza bakar. Yani, “bayağı iyi” İngilizce konuşmak, yeterlilik belgesi almak için yeterli olmayabiliyor.
Yabancı Dil Yeterlilik Belgesi: Adım Adım Geçme Kılavuzu (Ama Gerçekten!)
Şimdi biraz işin ciddi kısmına gelelim. Yabancı dil yeterlilik belgesi almak için belirli bir süreci takip etmeniz gerekiyor. Bu süreçte yaşadığınız bazı anlar gerçekten komik olabilir. Mesela benim ilk sınavım şöyle olmuştu:
İlk başta, sınavın olduğu gün uyandım. Tabii ki sınavın üzerinden bir hafta geçmişti ama bir şekilde hatırladım. Gözlerim yuvalarından fırlamış şekilde kalkıp hemen giyindim. Sınav saati geliyor, ben hala yatağımda “Başka bir hayat kurmam gerek!” diye hayıflanırken, birden elime telefon geldi: “Sınav başladı, geliyorsan hemen gel!”
Ve ne oldu? Tabii ki o gün sınıfta en kötü performansı gösterdim. Ama sonunda kazanan taraf benim, çünkü hemen sınavdan sonra ne yapmam gerektiğini düşündüm: İşte bu, bir dil yeterlilik belgesi almak için gereken cesaretin ilk adımıydı!
“Ya Hadi Ya, Ben Bu Dil İşini Çözebilirim!” (Ama Nasılsa Çözülür, Korkma!)
Bir başka ilginç anım da şu: Kendimi sınav için hazırlarken, “Ya hadi ya, bu işi çözebilirim!” dedim. Hani şu hepimizin yaptığı “Hadi ya, sen her şeyi çözersin!” modunu. İşte, öyle bir gün başladı. İngilizceyi ne kadar iyi bildiğimi düşünürken, sınavın ilk bölümüne geçtim. İngilizce dil bilgisi soruları karşıma geldi ve birden şunu fark ettim: “Aman Allahım! Hangi cümlede hangi zaman kullanılacak, nasıl çeviri yapılacak… Bunun için saatlerce çalışmak gerek!”
İşte burada benim başım döndü. Hangi zaman kullanılacak, cümledeki hangi fiil neyi ifade eder? Dil bilgisi işini hiç düşünmemişim. Neyse ki dil sınavını bir şekilde geçtim, ama gerçek şu ki, yabancı dil yeterlilik belgesini almak sadece İngilizce konuşabilmekle olmuyor, sınavda her detayı iyi bilmek gerekiyor.
Sonuç: Yabancı Dil Yeterlilik Belgesine Nasıl Sahip Oldum?
Sonunda bu kadar uğraşmanın ardından, yabancı dil yeterlilik belgesini almaya hak kazandım. Ama bu işin komik tarafı şuydu: Belgeyi aldıktan sonra çok büyük bir başarı hissi duyduğumu sanırken, bir anda kendimi “Peki, bu belge ne işe yarayacak?” sorusunun ortasında buldum. Evet, bir dil yeterlilik belgesine sahip oldum ama hala hayatımı değiştirecek bir şeyin peşindeydim.
O yüzden, bu yazıyı okuyanlara bir tavsiye: Yabancı dil yeterlilik belgesi almak için en iyi strateji, aslında sadece sınavdan geçmek değil. Kendinizi, dildeki her detayla donatın, o sınavda başarılı olacağınızı bilin ve her zaman bir adım önde olun. Kendi dil yolculuğunuzda asla yalnız değilsiniz.
Son olarak, dil sınavına girmeden önce son bir kez şunu hatırlatmak istiyorum: Sınavlar gelip geçer, ama gerçek dil bilgisi ve iletişim becerisi asıl kazancınızdır. Ve evet, unutmayın, her zaman biraz mizah da hayatı kolaylaştırır!