Arimasu Ne Anlama Gelir? Japonca öğrenmeye başladığınızda karşınıza sıkça çıkan kelimelerden biri “arimasu”. Peki, bu basit görünen kelime aslında ne ifade ediyor ve günlük dilde nasıl kullanılıyor? Gelin bunu bilimsel bir mercekten ama herkesin anlayacağı şekilde inceleyelim. Arimasu’nun Temel Anlamı “Arimasu” Japoncada var olmayı, bir şeyin mevcut olduğunu ifade eden bir fiildir. Yani, bir nesnenin ya da durumun “orada” olduğunu belirtmek için kullanılır. Örneğin, masanın üzerinde bir kitap varsa, Japonca’da bunu ifade etmek için “Hon ga te-buru no ue ni arimasu” deriz. Burada “arimasu” kelimesi kitabın varlığını, yani mevcut olduğunu anlatır. Temel olarak şöyle düşünebilirsiniz: “arimasu” kelimesi, bir nesnenin veya…
Yorum BırakZamanın Tadında Yazılar
İnternetin Sahibi Var Mıdır? Bunu ilk kez ciddi ciddi düşündüğüm anı hatırlıyorum. Bursa’da evde oturuyorum, modem ışıkları gidip geliyor, internet çekmiyor. O an klasik refleksle “Ya şu interneti düzeltseler artık” diye söylenirken aklıma şu geldi: İyi de bu internet dediğimiz şeyin gerçekten bir sahibi var mı? Yani elektriğin şirketi var, suyun kurumu var, yolların belediyesi var. Peki internet kimin? Aslında bu soru düşündüğümüzden çok daha ilginç. Çünkü internet hayatımızın tam merkezinde ama çoğumuz onun nasıl işlediğini ya da kim tarafından yönetildiğini hiç düşünmüyoruz. Sabah uyanır uyanmaz telefona bakıyoruz, işe giderken Spotify açıyoruz, Teams toplantısına giriyoruz, akşam Netflix izliyoruz. Her şey…
Yorum BırakiPhone’un Hangi Sürüm Olduğunu Nasıl Anlarım? Bir İnsan Neden Gece 02.17’de Telefonunun Modelini Merak Eder? İzmir’de yaşayan biriysen bazı şeyler zaten otomatik geliyor. Kordon’da otururken hayatı sorgulamak, yazın klimayla toksik ilişki yaşamak ve telefonunun modelini kesin olarak asla bilmemek gibi. Ben mesela uzun süre “Benim telefon iPhone 13 gibi ama tam değil” diye dolaştım. “Gibi ama tam değil” zaten Türkiye’de yaşayan çoğu insanın ekonomik özeti. Telefonu masaya koyuyorum, biri soruyor: — Kanka bu kaç? — Ya işte yeni sayılır. — Ne yeni sayılır oğlum, tost makinesi gibi cevap veriyorsun. Sonra bir gün fark ettim ki insanlar artık birbirine burç sormuyor.…
Yorum BırakKayseri Sokaklarında Tarihle Yüzleşmek Bugün yine Kayseri’nin taş sokaklarında yürürken, içimde tuhaf bir karışım vardı: heyecan, merak ve hafif bir hüzün. Küçükken dedemin anlattığı hikâyeler aklıma geldi; eski zamanlarda Türk boylarının Anadolu’ya gelişinden, İhşidiler’den söz ederdi. Dedem her zaman gözleri dolarak anlatırdı, “Evlat, köklerimizi bilmek hayatın anlamını biraz olsun gösterir” derdi. O gün içimden, “İhşidiler Türk mü?” sorusu bir kez daha yükseldi. Çay Bahçesinde Bir Karşılaşma Sabah çayı içmek için Kayseri’nin tarihi çay bahçelerinden birine oturdum. Masamın yanında, yaşlı bir adamın kitaplarla dolu çantasını açtığını gördüm. Merakım galip geldi ve yanına yaklaştım. Konuşmamız kısa sürede derinleşti. Adam bana İhşidiler’in kökeninden…
Yorum BırakBilinçaltını Açığa Çıkarmak İçin Aynalama Tekniği: Cesur Bir Bakış Tamam, öncelikle lafı dolandırmadan söyleyeyim: bilinçaltını açığa çıkarmak için aynalama tekniği var ve evet, kulağa hem büyüleyici hem de biraz ürkütücü geliyor. İzmir’de yaşıyorum, sosyal medyada aktifim, tartışmayı severim; bu yüzden bu konuyu direkt ve samimi bir dille ele alacağım. Hadi başlayalım. Bilinçaltını Açığa Çıkarmak İçin Aynalama Tekniği Nedir? Peki bu aynalama tekniği tam olarak ne? Kısaca söylemek gerekirse, bir kişinin davranışlarını, beden dilini veya duygusal tepkilerini bilinçli veya bilinçsiz olarak yansıtarak onun bilinçaltını anlamaya çalışma yöntemi. Hani çoğu zaman birinin tavrını taklit ettiğinizde “aa bu kişiyle iyi anlaşıyorum” hissi gelir…
Yorum BırakKan Çıbanı Hastalığı: Psikolojik Bir Mercekten İnceleme Hayatın karmaşasında, bedenimizde beliren semptomlar çoğu zaman yalnızca fiziksel uyarılar değildir. Kan çıbanı hastalığı gibi durumlar, sadece derimizi değil, aynı zamanda bilişsel ve duygusal dünyamızı da etkileyebilir. Benim ilgimi çeken şey, insanların bu tür rahatsızlıklarla nasıl başa çıktıkları ve bunun ardındaki psikolojik süreçler. İnsan davranışlarının ardındaki bilişsel ve duygusal mekanizmaları anlamaya çalışırken, kan çıbanı hastalığının yalnızca bir dermatolojik sorun olmadığını fark ettim; sosyal bağlamdan, kişisel farkındalığa kadar birçok boyut içeriyor. Kan Çıbanı Hastalığı Nedir? Kan çıbanı, tıp literatüründe genellikle enfeksiyöz bir deri hastalığı olarak tanımlanır. Stafilokok bakterileri çoğunlukla sorumlu tutulur ve deride iltihaplı,…
Yorum BırakYeni Instagram Açınca Bildirim Gidiyor Mu? Yoksa Gizli Casus Musun? Tamam, itiraf ediyorum. İzmir’de sabah kahvemi içerken telefonuma bakmayı alışkanlık haline getirmiş biri olarak, bu soruyu kendime milyon kez sordum: Yeni Instagram açınca bildirim gidiyor mu? Arkadaş ortamında espri yaparken bir yandan içten içe düşündüğüm şeyleri, yani sosyal medyanın minik ama can sıkıcı sürprizlerini analiz etmeye bayılırım. Hani biri yeni hesap açtığında “Acaba X fark eder mi?” sorusu var ya, işte tam o an. 1. Hikâye Başlıyor: Yeni Hesap, Yeni Heyecan Düşün: Sabah saat 10, İzmir’in sıcak güneşi balkona vuruyor, kahve elimde ve ben telefonda yeni Instagram hesabımı açıyorum. Arkadaşlarımın…
Yorum BırakGiriş: Birey ve Toplum Arasında Bir Düşünce Deneyi Günlük yaşamda, çoğu zaman fark etmeden bir sürü şeyin fiyatını ve değerini sorgularız. Örneğin, basit bir soru: “1 tüp kan kaç TL?” İlk bakışta bu, yalnızca bir tıbbi prosedürün ekonomik boyutunu soran bir soru gibi görünebilir. Ancak biraz derinlemesine düşünürsek, aslında toplumların sağlık sistemlerini, ekonomik eşitsizlikleri ve birey-toplum etkileşimini açığa çıkaran bir pencere açar. Ben, toplumsal yapıların bireylerin yaşamlarını nasıl şekillendirdiğini anlamaya çalışan bir gözlemci olarak, sizlerle bu konuyu hem ekonomik hem de sosyolojik boyutlarıyla ele almak istiyorum. 1 Tüp Kanın Ekonomik ve Sağlık Bağlamı Temel Kavramlar “1 tüp kan” genellikle laboratuvar…
Yorum BırakErgin Ataman Kiminle Evli? İzmir’den Bir Gencin Mizahi Düşünceleri Sabah Kahvesi ve Basketbol Tartışmaları İzmir’in sabah rüzgârı, Karşıyaka sahilinde yürüyüş yaparken bile yüzüne çarpıyor. Ben, 25 yaşında, arkadaş ortamında sürekli espri yapan ama içten içe her şeyi fazla düşünen bir genç olarak, kahvemi yudumlarken aklıma geldi: “Ergin Ataman kiminle evli acaba?” Tabii bu soruyu yüksek sesle söylemek, yan masadaki teyzenin beni çarpacakmış gibi bakmasına yol açtı. Arkadaşım telefonunu kurcalarken bana döndü: — Ne düşünüyorsun? — Yani, şöyle… Merak ettim işte. Bazen insan sadece meraktan da… Kahve fincanımı kaldırıp düşüncelere daldım. Basketbol sahalarında strateji yapmak, takım yönetmek bir yana, Ergin Ataman’ın…
Yorum BırakGeçmişten Günümüze Kamuflaj: Tarihin Güncel Yansımaları Geçmişi anlamak, yalnızca eski olayları kaydetmek değil; bugünü yorumlamak ve geleceğe dair perspektifler geliştirmektir. Askeri kamuflajın yıkanabilirliği gibi teknik bir soru, yüzeyde basit görünse de, tarih boyunca orduların, teknolojinin ve toplumsal algıların nasıl şekillendiğini gözler önüne serer. Bu yazıda, kamuflajın tarihsel yolculuğunu ve yıkanabilirlik tartışmasını kronolojik bir perspektifle ele alacağız. 1. İlk Dönemler ve İşlevsel Başlangıçlar Askeri kamuflajın kökeni, savaş alanında görünmezlik ve avantaj sağlama ihtiyacına dayanır. 18. ve 19. yüzyıl savaşlarında, askerlerin üniformaları genellikle parlak renkliydi; İngiliz kırmızı ceketleri veya Fransız mavi üniformaları, düşman gözünde hedefi belirgin kılıyordu. Napolyon Savaşları döneminde Prusya ordusuna…
Yorum Bırak