Sıvılar Dönme ve Öteleme Hareketi Yapar mı? (Ve Benim Sıvı Felsefem)
Hadi gelin, bu yazının başında bile kulağa garip gelen ama aslında hayatımıza gerçekten derinlemesine dokunan bir soruyu soralım: “Sıvılar dönme ve öteleme hareketi yapar mı?” Ne alaka diyeceksiniz ama gerçekten, bu soru bana İzmirlilerin kafasında dönen o anlık düşünceleri hatırlatıyor. Belki de geçen hafta sabah kahvemi içerken bu konuda derin düşüncelere dalmamın sebebi buydu, kim bilir. Neyse, fazla düşünmeden hemen girelim konuya.
Sıvılar Dönme Hareketi Yapar mı? Ve Kahve Kendisini Nerede Gösteriyor?
Başlamadan önce bir itirafta bulunayım: “Dönme hareketi” derken aklıma ilk gelen şey, ofiste her gün dönen kahve makinesi! Kahve, sabahları bizi hayata döndüren tek şey. Bu sıvı, öyle dönme hareketi yaparken bir noktada benden daha çok dönmeye başlıyor, farkında bile değil. Ama fiziksel açıdan bakınca, evet, sıvılar dönme hareketi yapabilir. Özellikle bir sıvıyı bir kap içinde döndürdüğünüzde, o sıvı bir tür “sirkülasyon” yapar. İsterseniz bir çaydanlığın üstünü gözlemleyin, o çayın içinde dönen minik dalgacıklar bir dönme hareketinin en güzel örneğidir.
Peki ama, benim sabahları kahvemi içerken, bu dönme hareketi ne kadar anlamlı oluyor? Ya da çayın kaynar yüzeyindeki dalgacıklar bizlere ne anlatıyor? Aslında, sıvılar dönerken bu hareket, sadece bir eğlence değil, fiziksel bir gerçektir. O dalgacıklar, sıvıların hareketine dair bize ipuçları verir. Yani evet, sıvılar dönme hareketi yapar. Ama belki de hayatımızın dönme hareketine benzer bir şeydir. Her şey dönüp duruyor, biz sadece izliyoruz. Biraz karamsar oldu ama kabul edelim, herkesin içi dönmüyor mu zaten?
Öteleme Hareketi: Sıvılar Ne Kadar Öteleyebilir? (Ya da Ben Ne Zaman Sonunda Öteleyebilirim?)
Şimdi de sıvıların öteleme hareketine gelelim. Hani şu yerinden kayma, oradan oraya gitme olayı. Gerçekten, sıvılar öteleme hareketi yapar mı? Aslında her gün yapıyorlar, ama biz fark etmiyoruz. Örneğin, bardağınızı yerinden kaydırdığınızda içindeki sıvı kayıyor, öteleme hareketi yapıyor. Bunu daha net görmek için suyun içinde bir damla rengin kaymasını izleyebilirsiniz. O damla, sıvının doğal ötelemesiyle kayar, sağa, sola… Yani aslında, sıvılar da tıpkı bizim gibi yer değiştirebilir. O zaman sırf bardağımda olan bir sıvı değil, bir hareketin parçası oluyor.
Burada devreye bir başka soru giriyor: “Biz sıvılar kadar hareket edebiliyor muyuz?” Sanırım ben bu sabah işte ofise gelene kadar cevabı verdim. Yani, evet sıvılar öteleme hareketi yapar ama biz bazen o kadar hareketsiziz ki, bir bardak su kadar bile yer değiştiremeyiz. Kıskanılacak bir hızla kayıp giden bir damla gibi değiliz, bir an önce bunu kabul edelim.
Sıvıların Dönme ve Öteleme Hareketi Bizim İçin Ne Anlama Geliyor?
Peki, sıvılar dönme ve öteleme hareketi yaparken, bizim günlük yaşantımıza ne gibi derin anlamlar katıyor? İşin mizahi kısmı şu ki, bu soruya ancak bu kadar derin bir düşünceyle yaklaşabiliriz. Hani bazen yemeklerinizi yerken ya da bir yudum çay içerken, içinizde bir boşluk hissetmez misiniz? “Ben aslında şu anda ne yapıyorum?” diye düşündüğünüz o an. Bazen hayatta sıvılar gibi kayıp gitmek, akıp gitmek istiyoruz. Bir yerden bir yere ötelemek, dönüp durmadan yer değiştirmek. Ama bazen de o sıvı gibi sadece “kendi yolumuzu takip etmek” yeterli oluyor. Her dönme hareketi bir şeyleri değiştirebilir, her kayma hareketi de bizi başka bir yere götürebilir. Ama tabii ki bunu bir kahve fincanı kadar keyifle yapamayabiliriz, kimseyi kandırmayalım.
Sonuç olarak, sıvılar dönme ve öteleme hareketi yapar. Ama biz de yaparız, farkında bile olmadan. Bir bardakta su nasıl kayarsa, bir ofis koltuğunda oturan bir insan da bir noktada kayar. Sadece bunun ne zaman ve nasıl olacağını hiç bilemeyiz. Yani, sıvıların hareketi aslında bizim hayata bakışımızın küçük bir yansıması. Hayat, hareket etmeye devam ediyor, biz de sıvılar gibi kayıyor, dönüyor ve sonunda bir yerden bir yere varıyoruz.