Bir İnsan Neden Her Şeyden Şikayetçi Olur?
Hayatın her anında şikayet etmek mi? Hadi, itiraf edelim… Hepimiz bir noktada her şeyden şikayetçi olmuşuzdur. Ama neden? Gerçekten herkesin bu kadar dertli olmasına gerek var mı? Bu yazıda, bir insanın neden her şeyden şikayetçi olduğunu, bu şikayetlerin psikolojik ve toplumsal kökenlerini inceleyeceğiz. Biraz da kendi gözlemlerimi, kişisel deneyimlerimi ve verileri kullanarak bu durumu anlamaya çalışacağım.
Çocukluktan Başlayan Şikayet Alışkanlıkları
Bunu anımsıyorum: Çocukken, annem her zaman sabahları erkenden kalkıp “Yine geç kaldık!” diye bağırırken, babam da hiç şikayet etmeden işe giderdi. Şikayetler, aslında evde biz küçükken bir alışkanlık gibi başlamıştı. Hani o “günün en güzel saatinin” sabahları olmasına rağmen, annemizin gerginliğiyle başlayan o telaş, gün boyunca bizi de etkilerdi. İşe gitmek, okulda bir şeyler öğrenmek, sürekli koşuşturan bir hayatın içinde olmak şikayet etme eğilimlerini pekiştirir mi? Kesinlikle.
Günümüzde yapılan bazı araştırmalar, şikayet etmenin aslında bir davranış biçimi haline geldiğini gösteriyor. Kişi, stresle başa çıkmak için çevresindekilere sürekli yakınabilir. İstatistiksel olarak, insanların %80’inin şikayet etmek için en az bir sebebi olduğu belirtiliyor. Ama şikayet etmek sadece stresle değil, çocukluktan gelen bir alışkanlıkla da ilişkilidir.
Ekonomi ve Toplumsal Dönüşüm: Neden Daha Fazla Şikayet Ediyoruz?
Şikayetlerin bir diğer kaynağı ise ekonomik şartlar. Ekonomi okuduğumda ve birkaç yıl iş hayatına atıldığımda, şikayetlerin aslında toplumun ekonomik durumuna bağlı olarak artan bir grafik izlediğini fark ettim. Türkiye’de, özellikle son yıllarda ekonomik krizler, enflasyon oranları, yüksek yaşam maliyetleri gibi unsurlar insanların şikayetçi olma durumunu artırdı.
Bir örnek verecek olursam, geçenlerde ofisteki arkadaşlarımdan biriyle sohbet ediyorduk. Maaşlardan ve hayat pahalılığından dert yanıyordu. “Benimki de küçük ama ne yapalım, şartlar böyle,” dedi. Gerçekten de o an bu şikayetinin toplumda çoğu insan tarafından paylaşıldığını düşündüm. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, 2023 yılı itibarıyla halkın %60’ı ekonomik sıkıntılar yüzünden mutsuz. Yüksek kiralar, artan gıda fiyatları, kısacası her şey “bizi zorluyor” diyoruz.
Şikayet Etmek: Psikolojik Bir Savunma Mekanizması mı?
Şikayetçi olmak, bazen bir savunma mekanizmasıdır. Kişi, yaşadığı olumsuz bir durumu başkalarına aktararak kendini rahatlatma yoluna gider. Anlamadığım bir şekilde, insanlar bazen yaşadıkları kötü deneyimleri başkalarına aktararak bir anlamda kendilerini savunmuş hissediyorlar. Psikologlar, bu durumu “dışsal kontrol odağı” olarak tanımlar. Yani kişi, hayatındaki olumsuzlukları dış etkenlere bağlar ve bu şekilde kendisini suçluluk duygusundan kurtarmaya çalışır.
Bir gün arkadaşım Ayşe ile kahve içiyordum. Duyduğu bir haberi şikayet etmek için fırsata çevirdi. “Bu aralar her şey birbirine girdi,” dedi. Aslında derdi sadece işindeki yoğunluktu ama konuşmaya başladığında, sanki dünyanın bütün dertleri onun sırtına yüklenmiş gibiydi. Gülümsedim ve düşündüm: “Hepimiz aynı şeyi yapıyoruz, sadece bazen kendi kafamızdaki dar duvarlara sıkışıyoruz ve her şeyi büyütüyoruz.”
Sosyal Medya: Şikayet Kültürünün Yayılmasında Etken
Son yıllarda, sosyal medya şikayet kültürünü çok daha görünür kıldı. Facebook’ta bir arkadaşım, Instagram’da başka bir arkadaşım sürekli olarak durum güncellemelerinde “bugün nasıl kötü bir gün geçirdiğini” paylaşır. Bir nevi dijital şikayet günlüğü gibi. İstatistikler de gösteriyor ki, sosyal medya kullanıcılarının %50’si, paylaşımlarının çoğunun olumsuz duygular içerdiğini belirtiyor. İşte sosyal medya, şikayetlerin hızla yayıldığı ve pekiştiği bir ortam haline geldi.
Herkesin “paylaşımlarına” baktığınızda, çoğunlukla mutsuzluk, memnuniyetsizlik ya da şikayetler yer alır. Bu, başka insanları etkilemeye başlar. İnsanlar, “Evet, ben de aynı şekilde hissediyorum” diyerek, şikayet kültürünü çoğaltırlar. Bu, aslında toplumda bir tür bağ kurma biçimi haline gelir: “Ben de senin gibi hissediyorum, o yüzden birbirimize şikayet edelim.”
Sonuç: Şikayet Etmek, Huzuru Bulmaya Engel mi?
Bir insan neden her şeyden şikayetçi olur? Çünkü, toplumun ekonomik koşulları, kişisel stres ve çocukluk alışkanlıkları bir araya geldiğinde, bu durum kendini şikayet etme biçiminde gösterir. Bunun yanında, sosyal medya gibi araçların da bu durumu pekiştirdiğini unutmamalıyız.
Sonuçta şikayet etmek, bazen bir rahatlama şekli olabilir. Ancak sürekli şikayet etmek, kişiyi daha da mutsuz hale getirebilir. Kendi hayatıma baktığımda, bazen bu durumu fark edip, şikayet etmeyi bıraktım. Şikayet etmek yerine, küçük şeylere odaklanarak olumlu bir bakış açısı geliştirmenin, hayatı daha yaşanabilir kıldığını düşünüyorum. Her şeyin olumsuz yönüne takılıp kalmak yerine, değiştirilebilecek şeylere yönelmek, huzurun anahtarı olabilir.